kendine iyi bak..

Kendine iyi bak bir veda degil,
elveda cümlesidir cogu zaman…
O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde.
Kendine iyi bak, çünkü bendan sonra ben yaninda olmayaçagim,
olmami istesende istemesende..

Sevdim bir zamanlar seni hala seviyorum
ve benden sonrada mutlu olmani istiyorum.
Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.
tamamını okuyun »

son..(intihar şiirleri-3-)

Eski bir zamandan yeni bir zamana göç eden yaşlı ve ihtiyar düşüncelerim..
kereme ve mecnuna özenirken,kimsenin ferhat olmadıgı sehirlerdeyim..

yagmur alabildigine toprakla kavga ederken,
yagmurdan sonra artık ayrılık kokuyor..
gözbebeklerim yavas yavas ufalıyor.
saclarımdaki beyazlar ölümün habercisi..
yagmura yazı yazmakla meşgul ruhum son nefese hazırlanmakta..
sessiz fırtınalarımı ekiyorum bedenime,kasırgalarımı biciyorum..

ve şimdi.
Yorulmuş şairler misali,
imlası olmayan yorgun şíirler bırakıyorum.
adresini bilmedigim sehirlere..
yagmurlar birikiyor önce mısralarıma,
sonra kış sogukları düşüyor mektuplarımın sonlarına..
yorgun ve yaşlı postacılar usandılar adresi ve faili olmayan mektuplarımdan..
boşluga yazı yazmak,sana ulaşmakla eşdeger şu günlerde..
tamamını okuyun »

sürgün düşler..

Sahipsiz  bir  ömrün  iç  kanamalı  yalnızlığından
Kabuslar  derliyorum,büyütemediğim  aşka..
Usul  usul  adımların  siliniyor,
Gözlerimi  ele  verdiğin  koridorlardan.
Bir  kırık  gülüş  ihbar  ediyor  ellerimi,
Dönüp  gelmiyorsun içimde  uzayan  yoldan… 

Kilitler  örülmüş  dilimde,
Şimdi  firarda  tüm  susmalar.
Izdırap  döküyorsun  yüzüme,
Kanıyor  bir  bir  tanıdık  tüm  suratlar
Yasak  çizgiler  ilişiyor  alnıma,
Varlığımdan  soyunup  kendimi,
Bir  kaçış  resmi  çiziyorsun  yollara… 

Geçmişimden  ödünç  alıp  zamanı,
Düşler  eksiltiyorsun, ömrümün  kıyılarına.
Sesi  kısık  bir  yalnızlık  kopuyor,
Terkime  attığın  her  adımda
Sözler  siliyorsun  duvarlarımdan
Batırıp  sevdayı, gözlerimdeki  sulara… 

Göğsüme  çengelle  tutunmuş  hüzün,
Yaka  paça  bir  kaçışın  esiriyim.
Güneşe  fırlatılmış  sancılarım,
İçimin  sen  yanında  yangınlar
Dili  bağlı  bir  sevdanın  izindeyim… 

Ahrazlığım  can  çekişlerimde  tutuklu
Yutamadığım  bir  ayrılık  var  dilimde.
Gözlerinin  muhbirliği  bağlıyor  ellerimi
Adımlarım  yavaş  yavaş  ölüyor
Kanı  donmuş  bir  rüya, içimde  dolanan.
Usul  bir  kıyamet  üşüdüğüm,
Yersiz  yurtsuz  düşler, yüreğine  gömdüğüm… 
Mazlum  sürgünlüğümde,gidecek  yer  arama
Parmak  izlerin  dururken  hala  yüreğimde,
Paslı  sürgüler  düşse  de  dilime
İçimdeki  müebbetliğine  ölüm  katma..
Ört  üstümü, buz  bas  tüm  sancılarıma
Ve  aşk ; tüm  saflığınla  her  yanıma  yağ !  
tamamını okuyun »

attila ilhan ~ sen benim hiçbir şeyimsin..

sen benim hiçbir şeyimsin
yazdıklarımdan çok daha az
hiç kimse misin bilmem ki nesin
lüzumundan fazla beyaz
sen benim hiçbir şeyimsin

varlığın yokluğun anlaşılmaz
galiba eski liman üzerindesin
nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
dudaklarınla cama çizdiğin
en fazla sonbahar otellerinde
üniversiteli bir kız uykusu bulmak
yalnızlığı öldüresiye çirkin
sabaha karşı öldüresiye korkak
kulağı çabucak telefon zillerinde 
sen benim hiçbir şeyimsin

hiçbir sevişmek yaşamışlığım
henüz boş bir roman sahifesinde
hiç kimse misin bilmem ki nesin
tamamını okuyun »

yitik..

eğer hala ağlıyabilseydiniz
kağıdın üzerine promil promil düşen sahte gözyaşlarınızdan
mürekkebi dağıtmasını isteyebilirdiniz
hatta atalarınızın Viyana kapılarından bile çok sevdiği
” bak postacı” şarkısından
tavşan bile çıkarabilirdiniz
-acıklı olsun diye-

eğer hala ağlıyabilseydiniz
giderken, kalmanın çözünürlüğünü anlamak için
dikiz aynalarına atmazdınız
en travmatik şiirinizin rujla yazılmış başlığını
çingen pembesiyle
tamamını okuyun »