Kendine iyi bak bir veda degil,
elveda cümlesidir cogu zaman…
O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde.
Kendine iyi bak, çünkü bendan sonra ben yaninda olmayaçagim,
olmami istesende istemesende..
Sevdim bir zamanlar seni hala seviyorum
ve benden sonrada mutlu olmani istiyorum.
Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.
tamamını okuyun »
Eski bir zamandan yeni bir zamana göç eden yaşlı ve ihtiyar düşüncelerim..
kereme ve mecnuna özenirken,kimsenin ferhat olmadıgı sehirlerdeyim..
yagmur alabildigine toprakla kavga ederken,
yagmurdan sonra artık ayrılık kokuyor..
gözbebeklerim yavas yavas ufalıyor.
saclarımdaki beyazlar ölümün habercisi..
yagmura yazı yazmakla meşgul ruhum son nefese hazırlanmakta..
sessiz fırtınalarımı ekiyorum bedenime,kasırgalarımı biciyorum..
ve şimdi.
Yorulmuş şairler misali,
imlası olmayan yorgun şíirler bırakıyorum.
adresini bilmedigim sehirlere..
yagmurlar birikiyor önce mısralarıma,
sonra kış sogukları düşüyor mektuplarımın sonlarına..
yorgun ve yaşlı postacılar usandılar adresi ve faili olmayan mektuplarımdan..
boşluga yazı yazmak,sana ulaşmakla eşdeger şu günlerde..
tamamını okuyun »
Sahipsiz bir ömrün iç kanamalı yalnızlığından
Kabuslar derliyorum,büyütemediğim aşka..
Usul usul adımların siliniyor,
Gözlerimi ele verdiğin koridorlardan.
Bir kırık gülüş ihbar ediyor ellerimi,
Dönüp gelmiyorsun içimde uzayan yoldan…
Kilitler örülmüş dilimde,
Şimdi firarda tüm susmalar.
Izdırap döküyorsun yüzüme,
Kanıyor bir bir tanıdık tüm suratlar
Yasak çizgiler ilişiyor alnıma,
Varlığımdan soyunup kendimi,
Bir kaçış resmi çiziyorsun yollara…
Geçmişimden ödünç alıp zamanı,
Düşler eksiltiyorsun, ömrümün kıyılarına.
Sesi kısık bir yalnızlık kopuyor,
Terkime attığın her adımda
Sözler siliyorsun duvarlarımdan
Batırıp sevdayı, gözlerimdeki sulara…
Göğsüme çengelle tutunmuş hüzün,
Yaka paça bir kaçışın esiriyim.
Güneşe fırlatılmış sancılarım,
İçimin sen yanında yangınlar
Dili bağlı bir sevdanın izindeyim…
Ahrazlığım can çekişlerimde tutuklu
Yutamadığım bir ayrılık var dilimde.
Gözlerinin muhbirliği bağlıyor ellerimi
Adımlarım yavaş yavaş ölüyor
Kanı donmuş bir rüya, içimde dolanan.
Usul bir kıyamet üşüdüğüm,
Yersiz yurtsuz düşler, yüreğine gömdüğüm…
Mazlum sürgünlüğümde,gidecek yer arama
Parmak izlerin dururken hala yüreğimde,
Paslı sürgüler düşse de dilime
İçimdeki müebbetliğine ölüm katma..
Ört üstümü, buz bas tüm sancılarıma
Ve aşk ; tüm saflığınla her yanıma yağ !
tamamını okuyun »
sen benim hiçbir şeyimsin
yazdıklarımdan çok daha az
hiç kimse misin bilmem ki nesin
lüzumundan fazla beyaz
sen benim hiçbir şeyimsin
varlığın yokluğun anlaşılmaz
galiba eski liman üzerindesin
nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
dudaklarınla cama çizdiğin
en fazla sonbahar otellerinde
üniversiteli bir kız uykusu bulmak
yalnızlığı öldüresiye çirkin
sabaha karşı öldüresiye korkak
kulağı çabucak telefon zillerinde
sen benim hiçbir şeyimsin
hiçbir sevişmek yaşamışlığım
henüz boş bir roman sahifesinde
hiç kimse misin bilmem ki nesin
tamamını okuyun »
eğer hala ağlıyabilseydiniz
kağıdın üzerine promil promil düşen sahte gözyaşlarınızdan
mürekkebi dağıtmasını isteyebilirdiniz
hatta atalarınızın Viyana kapılarından bile çok sevdiği
” bak postacı” şarkısından
tavşan bile çıkarabilirdiniz
-acıklı olsun diye-
eğer hala ağlıyabilseydiniz
giderken, kalmanın çözünürlüğünü anlamak için
dikiz aynalarına atmazdınız
en travmatik şiirinizin rujla yazılmış başlığını
çingen pembesiyle
tamamını okuyun »