Merhaba :) Bugüne baya geç uyandım 14:00 gibi.. Baktım msn’den ışıkLar yanıyor Güray yazmış :S eyvah dedim.. 13:00′te onunLa buLuşacaktım :( Neyse anında giyindim çıktım evden direk Güray’a.. Gün güzeLdi.. Bana pizza sözü vardı pizza yedik pc de bişeyLer yaptık uçuşu gösterdi faLan.. arada da Mösyö’mün muhabbeti geçiyordu.. He bide Evren.! Başıma beLa oLdu Evren yeni tanıştım bu çocukLa önüne geLen arkadaşım Evren diyor baŞka biŞey demiyor yok hoşLanıyorsun yok sizi evLendireLim faLan fıstık =) Ama söyLeyeyim Evren’de yakışıkLı çocuk ama qönLüm Mösyö’mde (: ve o da onu biLiyor.. Arada Güray’a Evren dedim sordu kim o diye anLattım biara daLmışım bu da demezmi Evren’i mi düşünüyorsun.. yuh dedim sende mi!! tamamını okuyun »
öylesine oturdum yine sandalyeme, her zaman ki gibi.. ve yine her zaman ki gibi oldu; açılan bir defter sayfası, koparılan iki yaprak.. odama asmayı sevmediğim montumun cebinden karalamak harici çıkarmadığım bir kalem.. açtığım kısık sesli müzik ve her kelimesinde yeni dünyalara gittiğim şiirler.. ne yanımda ki bilgisayardan ne de karşımda duran dijital aletlerden dinlemek şarkıları.. aynı kaseti çevirip duruyorum girdiğimden beri odama..
her gün ki gibi bugün de işte.. titreye titreye tek başıma yürüdüğüm sokaklar, “siyah ışık” şaçan sokak lambaları, puslu yıldızlar ve gecemi aydınlatmaya yetecek nemli gözleri yıldızların.. girdikten sonra ısınıp huzur bulduğum odam.. her şey, hepsi yerli yerinde.. yakmaya üşendiğim, daha doğrusu ışığından her zaman korktuğum lambam.. hep gece lambamı tercih ettim nedense.. kağıdımın aydınlanması yeterliydi, onun için belki de..
masamın üstü.. sayamayacağım kadar kitap; aşktı, işti, sevgiydi.. “yazmaya devam” bakışlarıyla her seferinde karşılaştığım sağ tarafı masamın..
karanlıkta oturduktan sonra ışığa çıktığımda gözlerimin kamaşması mutluluk verici.. hele bir de sonra dışarı çıkmak.. ayak seslerimin yankılandığı sokaklarda adımlarımı saymak.. üşümek tek başıma, ellerim cebimde düşünmek.. öylesine düşünmek.. ve daha çok üşümek bir bank’a oturduktan sonra.. sarhoşların gülünç muhabbetleri.. her seferinde bana “sigara & çakmak” soruşları.. ve her seferinde yaptığım “sana bi’çakmak lazım” esprisi.. - :) - sonra nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde kendimi muhabbetlerinin içinde buluşum.. aynı soruları bana birkaç kez sorduklarının farkında olmayışları.. titrediğimi gördüklerinde hiç değişmeyen cümleleri “al iç biraz, ısınırsın”..“ saol sen iç ”.. ”ya iç işte bee! Allah Allaaaahh..” (düşünceli adamlar sağolsunlar :p) ”niye içiyorsun, derdin ne?” diye sorduğumda sigaradan derin bir nefes çekip verdikleri cevaplar..”Ahhh be dünya işte evlat, gençliğinin kıymetini bil” ben biliyorum bilmesine de.. -üff, tamam zırva olucak.. haklısın dünya işte.. dünya!.- tamamını okuyun »