Verdiklerimin kaçı sende kaldı şimdi..
Ağıtlarımın kaç tanesi dağladı kulağını..
Zamanın ötesinde yaşadığımız bu aşkın
Gambazında kaç gecemi astın..
Eksik kalmış gecelerimin
Çığlıklarını hiç duymadınmı..
Tanımaz bedenim artık dokunu
İçim kaldırmaz şimdi senin kokunu
Misalsiz bir isyanım şimdi uçurumun kıyısında..

Sen, hüznümün ressamı
Gidişinle yüzümde bıraktığın asık suratlı resmi..
Ve yalnızlığın portresi bedenimi
Sevda yokuşundaki kırık merdivene astın..
Hangi dağda ceylan ölse,
Sisini kaybetmiş sinsi bir yağmur
Gelir yaralarıma damlar..
Ve gözlerindeki merhemi yanlış aşklara sürdüğünden beri,
Vicdanı körelmiş paslı bir hançer
tamamını okuyun »
ablam, bizim ev, internet, uyku, tv falan filan arasında gidip gelmekten yoruldum sanırsam. yakında yeğenimin doğum günü olması biraz neşelendiriyor beni. (23 ocak’ta doğum günüdür.) neyse anlatacak birşeyler bulamıyorum bu aralar. yaptığı header’dan ötürü rzrarti ‘ya teşekkür ediyorum. gelelim şiirimize/yazımıza..
kırıntılarımı ardımda bıraktım geri dönerim diye.. bugün, yarın dün olacak.. yarında, ertesi sabahların dünü.. geride bırakılan bir yığın yara dizisi.. hangisini kapatsam, öbüründen kan fışkırıyor.. ritmi bozuk melodilerimin, kafamın tası kırık ve yarınlarım, ardında binlerce dün bırakmaya alışık..bana bir şeyler söyle.. senli benli olsun bu kez..
oro*bu düşlerimin masum kızı.. gönlümün koyuşu değil bu.. bu ilk değil biliyorsun.. seni kadehlere bölüp sek içiyorum diye suratıma tükürüşün ilk değil.. aymazlığın kargaşasında yitirdiğim aklımı geri vermeyişin ilk değil.. ilk değil bu korsan sevdalara gönül koyuşun..
bana bir şeyler söyle..
kaderin kahpeliği dursun bir köşede. elinin sardığı beli anlat.. koynuna giren biçimsizi, teninde terleyen şerefsizi, şerefsizleşen seni anlat.. tamamını okuyun »
Yazmayacaktım dayanamadım
Aslında ne güzel unutmuştum yazmayı…
Hiçbişey değişmemesine rağmen çok şeyi geride bıraktım can çıkmayınca huyda çıkmıyor işte
Hala geç geliyorum eve hala o beğenmediğin sevemediğin arkadaşlarım var hayatımda
Hala aylak bir gençlik ve hiç kıvrılmayan sanal bi çizgide yol olmuş gidiyorum
unutmadan hala çalışmıyorum annem babam bi yandan
Hayat işte nasıl olsunki yıkılmadık ama ayaktada değiliz
Sen mutluymuşsun öyle duydum
Evlenmişsin vaybe bu kadarmı çabuk
Oysa ne hayaller çiziliydi gözlerimizdeki resim defterinde
Hani bi çocuk olucaktı yolu bizim evimize giden
Hani korktuğu gecelerde aramızda uyuyup üzerimizi açıcaktı
Ve bir Pazar kahvaltıları sabahleyin çay ocağımıza taşıcaktı
Beraberce söylediğimiz şarkılarda sesimiz küçücük evimizde yankılanacaktı
Aslında kızmak boşa isyanlarsa anlamsız amaçsız
Ve ben sadece kendime kızıyorum aslında
Küçük bi çocukmuş kaderi bizimle oynanan
Ve bi Pazar kahvaltıları işi olmayan aşı kaynamayan
tamamını okuyun »

kızıla kesmiş bir akşam üstüydü
ümitler epeydir birikmişti içimde
sonbahardı..
Bursaydı..
o sevdiğim toprak kokusu vardı teninde,
yağmur sonrası..
saçlarının ıslaklığı geçmemişti daha
ve merhaba diyen dudağına değiyordu,
eylülün gözyaşları..
tamamını okuyun »