Yüreğimde kalan birkaç damlayı hediye ettiğim zifiri bir gecenin en acımasız vakitlerinde yazıyorum bu uçsuz ama bomboş mektubu…
Nasıl başlayacağını bilmediğin mektuplar olmazmı hiç nasıl dökeceğini bilmediğin ve kalemi ne kadar sevdirsende kâğıda sonunda senleşemeyecek, yani devleşemeyecek kelimelerin arasında boğulduğun olmaz mı hiç? ben yazabilirim sanmıştım karalarım seni işlerim nakış nakış kâğıda… yapabilirsem bilirdim ki hala sıcaktır yüreğinin benden yanı… ne kadar el ayak tutulsada sen deyince ve ne kadar kalem titresede seni anlatma sevdasında, artık almaya başlamıştır kelimelerim kâğıttaki yerini ağır ağır… Nasıl atacağını bilmediğin adımların olmazmı hiç ardının o ilk adımda gizli olduğunu bildiğin halde cesaretinin yetmediği, birşeyleri unutmuş gibi devamlı ardına bakmaktan bir türlü atamadığın o küçücük adım olmazmı atamadığın… bugünlerde buralarda çokça gelir oldu başıma, evden çıkarken, dolmuşa binerken… sanki birşeyler ardımda kalıyor gibi kaybettiğim şeyler var sanki her attığım adımda sana ait, yokluğundan yaralı yürek kalıyor sanki bir adım arkamda ve yakalayamıyorum sensiz geçen gecenin sabahlarını…
Sensizliğin ardındaki yalnız uçsuz bir gözyaşı damlası gibi bir ben var şimdi uluorta yana yakıla sensizliğe isyan eden bedenim… yokluğundan arta kalmış güneşin ışığını sorsalar verecek yanıt belli yarından senden gayrı beklentisi olmayan bedenimin “zorundayım-yaşıyorum” denklemi arasında sensizlikle boğuşurken… buraları hasret kokuyor bilemezsin yanıyor yürek paramparça bir ömür kalıntısıyla bekliyorum seni sensiz yarım kalmış yüreğim üşüyor, yokluğunun ucunu yaktığı sigaram üşüyor beden üşüyor, ben yanıyorum yokluğuna…
kim bilebilirki benim yangınımı kim?
hangi göz görür kalbimin yangınından arda kalan külleri… kim bir damla su getirir senden bana…
bir bilsen ne kadar muhtacım senden bir zerreye…
ne kadar biçare bir virane bu beden, bir sen yoksun…
duyuyorum ara sıra sesini birde rüyalarımda görüyorum tarif edemediğim güzelliğini!!!
tamamını okuyun »
Hiç bekLemediğim anda çıktın karşıma. O kadar ani girdin ki hayatıma neye uğradığımı şaşırdım.Ne kadar kaçamaya çaLıştıysamda senden birden hayatının baş kahramanı oLdum.. Sonbaharda döküLen bir yaprak gibi parça parça bazen, eLimden sadece ağLamak gelir kendimi o rüzgarda sürükLenişimi izLerken.
Bir mucize başLangıcı oLdun.. DamarLarımda doLaşan kan gibi hayat verdin bana en umutsuz anımda ama sonradan, verdiği canı fazLası iLe aLdın gittin uzakLara, karıştın karanLığa.. Aradım aradım buLamadım seni.. Mösyö..
Merhabalar,..
Bugün, “son mektup“ adlı $arkıyı dinlerken; kah hüzünlendim, kah eski günlerime gidip tebessüm ettim.. ama $öyle bi eski günlere dönünce, neler ya$amı$ız, neler geçirmi$iz; daha net görebiliyorum bugün.. bugün ki aklımla daha mantıklı $eyler yapabilirmi$im diyorum kendimce.. pi$manlık duyuyorum belki, belki de ba$ka bir$eydir bunun adı; bilemiycem.. farklı hisler içindeyim.. bu iyi midir, kötü müdür? onu da bilemiyorum,.. ama iyiye doğru enazından birkaç adım atabilirsem kendim ve herkes için daha güzel günlere ışık olacağını seziyorum.. umarım, hatta ummaktan da öte; in$allah olur & mutluluk bizi de bulur :) tamamını okuyun »
Bir fiLm çevirmeye başLadım sonunun bu kadar can acıtacağını biLmeden.. İçinde tanımadığım sen .. DüşündükLerimLe yaşadıkLarımız o kadar farkLı oLdu ki bu fiLmde kendimi kendi içimde kaybettim.. Git-geLLerin canımı yakıyordu ama varLığını biLmek yetiyordu.. Zamana inat yaşıyordum seni.. ÇıLgınca,itirasLa,umarsızca.. Ve birgün fiLmin sonu geLdi.. Oysa yaşamak istedikLerim bitmemişti.. Ama herşey bitmişti.. Sonra hüzün doLu geceLer bastı dünyamı.. O mutLu kız hüzünLerin kızı oLdu.. Haykırdı hayata.. yaşamak isteyipte yaşayamadıkLarını istedi.. Ama hayat zaLimdi vermedi ona bu şansı.. Takvimden onsuz günLer teker teker düştü.. Oysa istemeden ne de çok sevdim onu.. NasıLda benimsedim.. AkLıma geLdiğinde beynimi kemiriyor bir daha hayatımda oLmayışın.. ÖzLüyorum seni.. Sen biLmiyorsun beLki hissediyorsun ama susuyorsun.. Bu bir fiLmdi geLdim geçtim hayatından diyorsun beLkide.. O kısa zamanda o kadar sevdim ki seni bunu hayatımdan gidişinLe anLadım.. Sensiz birgün daha başLıyor.. Mösyö’m MatmazeL’in seni unutamıyor..
Sahipsiz bir ömrün iç kanamalı yalnızlığından
Kabuslar derliyorum,büyütemediğim aşka..
Usul usul adımların siliniyor,
Gözlerimi ele verdiğin koridorlardan.
Bir kırık gülüş ihbar ediyor ellerimi,
Dönüp gelmiyorsun içimde uzayan yoldan…
Kilitler örülmüş dilimde,
Şimdi firarda tüm susmalar.
Izdırap döküyorsun yüzüme,
Kanıyor bir bir tanıdık tüm suratlar
Yasak çizgiler ilişiyor alnıma,
Varlığımdan soyunup kendimi,
Bir kaçış resmi çiziyorsun yollara…
Geçmişimden ödünç alıp zamanı,
Düşler eksiltiyorsun, ömrümün kıyılarına.
Sesi kısık bir yalnızlık kopuyor,
Terkime attığın her adımda
Sözler siliyorsun duvarlarımdan
Batırıp sevdayı, gözlerimdeki sulara…
Göğsüme çengelle tutunmuş hüzün,
Yaka paça bir kaçışın esiriyim.
Güneşe fırlatılmış sancılarım,
İçimin sen yanında yangınlar
Dili bağlı bir sevdanın izindeyim…
Ahrazlığım can çekişlerimde tutuklu
Yutamadığım bir ayrılık var dilimde.
Gözlerinin muhbirliği bağlıyor ellerimi
Adımlarım yavaş yavaş ölüyor
Kanı donmuş bir rüya, içimde dolanan.
Usul bir kıyamet üşüdüğüm,
Yersiz yurtsuz düşler, yüreğine gömdüğüm…
Mazlum sürgünlüğümde,gidecek yer arama
Parmak izlerin dururken hala yüreğimde,
Paslı sürgüler düşse de dilime
İçimdeki müebbetliğine ölüm katma..
Ört üstümü, buz bas tüm sancılarıma
Ve aşk ; tüm saflığınla her yanıma yağ !
tamamını okuyun »