kaan yeni bir mim başlatmış başlıkta belirttiğim üzere, mert‘te bana pas göndermiş. gerekeni yapalım bizde. (bu arada, bu ilk mim oluyor bunalim.net’te) site sahibi (editör, yazar) fazla olduğundan ötürü, herkes kendine göre cevap veremeyeceği için ben cevaplama gereği duydum. haydi bismillah diyelim.
öncelikle, bir açıklama yapmak ve üstüne cevaplamanın daha doğru olacağını düşünüyorum. öncelikle bunalım.net günlük, şiir, düz yazılar ile ilgili olduğu için. ve yorumların bize tat verdiğini ve hırsımıza hırs kattığı için tabii ki yorum bölümü seviyorum.
2. sevdiğim özellik ise, header kısmı. yani header/logo resimlerimiz. (buradan logo yapan herkese yeniden teşekkürü bir borç bilirim diyeyim)
şimdi gelelim bu mim’i dağıtmaya;
birinci olarak bütünkelimeler diyelim, ikinci olarak da hemşehrim olan uğurcan‘a ve son olarak barış ağbime (kalemkurusu) atıyorum paslarımı.
31 Ocak 2008 - 15:32 | Adem kategori: mim
eflatun bir yalnızlıktan düştüm hayata..
bundan yara berelerim.yaralarım sana,sana kandığıma..
kahretsin..! hala 3 saat uzağındayım istanbulumun..
bir dahakine şehirler arası otobüslerde uyuyacağım..
uyandığımda orada başlayacak yeni bir hayat..
kaptan..! uykum geliyor,hadi yağmur düşür kentine..
ağlat istanbulu.hadi bi dize düşsün dilinden,
istanbul kanasın..ben ıslaklığa uyanayım..
ben çoğul yolculuklara çıkmadım hiç..
senden çıktım yola,yine sana vardım..
sen gökkuşağı satın alırken seyyar satıcılardan,
ben eflatun yalnızlıklar topladım saçlarından..
yıldızların ucunu taktım her birini..
gündüz deme bana ; yanıyorum..!
tamamını okuyun »
02.09.01
Güneş dede henüz Antalya’yı yakıp kavurmaya başlamamış. Pencereden bakıyorum caddeden akıp giden insan seline. İşine yetişmeye çalışan telaşlı insanların ayak seslerini dinliyorum bir süre. Bir sigara yakıyorum. Kafam karmakarışık. Düşüncelerim bulanık. Yorgun ve uykusuzum. Sabaha kadar kitap okumuşum. Gözler artık isyan ediyor bu sabaha kadar okumalara. Gözlük almam gerekecek. Ama önce kendimi dışarıya atmalıyım. Gözlük sonraki iş. Yorgunluk, uykusuzluk, kafa karışıklığı da öyle.
Sahildeyim. Sabah dalgaları henüz hırçınlaşmamış, usul usul gelip dağılıyorlar kıyıda. Ayakkabılarımı çıkarıyorum. Biraz suda yürümem gerek. Hafif serin bu. Çok iyi geliyor. Islıkla bir melodi tutturuyorum. Bir süre sonra çıkıyorum sudan. Kocaman taşların birine oturuyorum.
Epey bir süredir üzerinde çalıştığım, kafa yorduğum bir proje var. Bir yerinde takılmışım. Ne yapsam beğenmiyorum. Kendi kendime kızıyorum. Yeteneklerimle alay ediyorum. Düğümü çözersem hızlı ilerleyeceğim. Bunu biliyorum. Ama lanet düğüm bana mısın demiyor. İşte bu hallerdeyim, sahildeki o taşın üzerinde otururken.
Gözlerimi kapıyorum, bir çıkış, bir vuruş yapmalıyım.
—Tamam, tamam be!
—Oldu işte! Beklediğim şey oldu.
Bulamadığım bağlantı ne kadar da yakınımdaymış meğer. Sert düşüncelerin hemen yanında yumuşacık bir fikir. Sıcak, insancıl, sade ve net. tamamını okuyun »
tarihinde zaferler yatan şerefli Türk ordusunun kahramanlarıydı onlar. gözlerini kırpmadan atladilar kursunların önlerine. ne kurşunlar öldürebildi onları ne de herhangi birşey. her kurşunda vatan sağolsun diye diye ölümsüzleştiler. teröre lanet etti analar, babasiz kaldi kundakdaki cocuklar..
hepsinin bir hayali, bekleyeni vardı elbet. anaları tarafından kına yakılarak gönderilmişlerdi asker ocağına. kınalı kuzu oldu sonra adları. nice kınalı kuzuların hayallerini yıktı pkk denen serefsizin hain emelleri. artık kınalı kuzuların yeni adlari belliydi. kimisi sehit kimisi gazi..
tamamını okuyun »
Ahğ yaralı gönlüm ahğ… Sevdamın baharı….
Hasret kaldım ben o yare…
Eremedim muradıma, Ölüm gelse kardır bana.. Candan usandım bu dünyada, bilmez yarim halimi can tükendi yüzüm gülmez, yalan oldu şu gençliğim geçti gitti geri dönmez… Mecnundum yarim ugrunda.. yandım tükendim aşkınla, dallarım kırıldı gitti ömrümün son baharında.. Bilmez yarim halimi can tükendi… Dizler tutmaz halde, gözlerden akan yaşlar dinmez oldu.. Sırf senin için yaşadım tüm ızdırapları, atarken adımımı topuklarımndan beynime saplanan çivileri tek tek yollarında yürürken söktüm.. hancer misali gözlerinde cabası bu yüreğe saplanan… Ne güneş yüzü gördüm ne de gök yüzü, derde düştüm beter oldum.. Laf anlamaz söz dinlemez artık bu gönül.. Hala sevdanı atamadım bu gönülden… Perişan hallerdeyim, gitmediğim yol kalmadı… Yük edipte çekmediğim dert kaldımı ? Ey deli gönlüm kaldımı? … alışamadım yar alışamadım senin yokluğuna gel artık be alışamadım.. tamamını okuyun »